düşündüm. Bu detaylı karakter örüntüsü, çocukluk ve yetişkinlik arasındaki tutarlı gelgitler derinlemesine bir gözlemi hatta iç gözlemi içeriyordu. Schulman’ın erkek olduğunu öğrendiğimde ise bu “sempatik” tavrın edebi bir sanat eserine dönüşmesine sevindim. Kurgu üç ana karakter üzerinde şekilleniyor görünse de ipler bir kişinin, Harriet’in elinde. Roman hiçbir çocuğun yaşamaması gereken yıkıcı bir konuşmaya şahitlikle başlıyor. Schulman’ın çocuk bakış açısından yazdığı bölümler beni ayrıca etkiledi. Nahif ve kırılgan bu üslup, metnin sanatsal değerini de gözeterek içsel ve dışsal bir resim çizmeyi başarmış. Baba kız arasındaki sevgi dolu, çekimser ama kuvvetli ilişkiyi, çocukların babalarının gözlerine bakara…