beyaz kağıt, bir mavi kalem ve kalbinin bir köşesinde biriken duygu selinden başka kimsesi yoktur. Yalnızlığı çıktığı yolun köhneliğinde sınanan yazarı, gerçeklerle yol yüzleştirir. Acemiliğine karşı boynu bükülür, tevazuyu görür, tevazuyu öğrenir. Yola çıkmanın en az yolda olmak kadar hazırlık gerektirdiğini bu çıkmaz sokaklarda görür yazar. Henüz pişmemişken “yandım” denilemeyeceğini, önce o kalem tutan ellerinin nasır bağlaması gerektiğini öğrenir. Kendine sorması gereken soruların farkına varır. En nihayetinde yola çıkmak; kavuşmaya uzak, ayrılığa yakınlık demektir. Ayrıldıklarını sorgulamalı, kavuşmak istediklerini iyi anlamalıdır. Yazmak Hangi Kapının Ardı? İnsan neden yazar? İçerisinde bunu güdüleyen şey…