diyor Süreya. Evet belki şimdilerde kimse ekmekten bahsederken epe diye yazmıyor. Fakat bazı metinleri okuduklarında kendilerinin basite alındığını falan hissediyor olmasın bu çocuklar? Belki de evlatlarımız okumuyor diye hayıflanırken, niye okumuyor yerine, neyi okumuyor sorusunun peşine mi düşmeli? Kitapların sadece “temiz” içerikli olması kafi midir, mesela? Bazen çocuklar için yazılmış kitapları okurken; bu kitap beni sıktıysa çocuğu da sıkar diyorum, bana basit geliyorsa (mana açısından) çocuğa da basit gelir diye düşünüyorum. Belki de bu yüzden şiir ve iyi çocuk yazınları arasında sıkı bir bağ olduğundan bahsediliyor. Şiirle bağdaştırılan bir alan bu kadar basit olmamalı düşüncesi hep zihnimin bir köşesin…