göremez.” Bozdünya; rengi, hevesi, şarkısı çalınmış bir dünyanın kapılarını aralıyor okuyucuya. Tozun toprağın birbirine karıştığı, radyoda çalan şarkıların bölündüğü, dışarıdan kör gözlerle bakılan insanların dünyasında usulca bir gezintiye çıkarıyor okuyucuyu. Bozdünya kelimesi, öncelikle kitabın ilk sayfalarında yazıldığı dönemde çok alaka uyandırmayan bir piyesin adı olarak karşımıza çıkıyor. Boz dünyanın kendisi gibi gelip geçiyor satırlar arasında. Kitabın ismi olmasa fark edilmeyecek kadar küçük bir detay olarak. Çünkü kitaptaki öykülerin ağırlıklı olarak anlattığı dünya tam olarak bu. Dünyanın Puslu Tarafı Hayatın içinde nasıl yaşayacağını bilemeyip rüyalar arasındaki sonsuz bir geçitte yürüyen insanlar…