bağ kurmaya götürecektir. Bu arada dilimizde ovaya “yazı” da dendiğini, bugün “yayla” dediğimiz yerlere bir zamanlar “yazlak” dediğimizi de hatırlayalım.Yazma eylemi, sözü uygun araçlarla uygun zeminlere geçirmek, görünür ve kalıcı kılmak işidir. Bu cümleyi yazar yazmaz, kara tahtaya tebeşirle yazdıklarımızı kısa sürede sildiğimizi, o yazıların hiç de kalıcı olmadığını hatırladım. Demek ki o ünlü Latin sözü, “Söz uçar, yazı kalır.” her durumda geçerli değilmiş! Sanki kalıcı yazı, levha, kaya, mermer, papirüs, deri, kumaş, kâğıt gibi nesnelere işlenmiş, kazınmış, oyulmuş, kabartılmış, hâkkedilmiş, nakşedilmiş olan yazıdır. Yeryüzündeki bütün yazılar, arkeolojik kazılarla yer altından çıkarılanlar dâhil “levhi ma…