yeteneğinin gücünden yararlanmak, duygusal yüklerini hafifletmek. Yazmayı bir tutku olarak görenlerin cevabı ise aşağı yukarı aynıdır: Varlığın yazarak daha anlamlı olduğuna inanmak, yazdıkça yaşadığının farkında olmak. Peki bu nasıl olur? Birçok şey gibi adım adım. Çok uzun ve meşakkatli bir yol, orası kesin. Ama bu yolda insanın en büyük yol arkadaşı, yine kendisi. Çünkü insan her yeni yazısında, her başka bir alanı didikleyişinde kendini yeniden tanıyor. Daha önce görmek istemediği bir özelliğini keşfediyor. Olumsuz taraflarını törpülüyor, olumlu taraflarında daha iradeli olmaya çalışıyor. Giderek kendiyle olan dostluğu belirginleşiyor. Okumak ve yazmak, en etkili terapilerden ikisi. Başlıca sebebi de hiç şü…