Türkiye’de yayıncılık üzerine konuşmaya başladığımızda, sıklıkla tekrarlanan bazı gerçeklerle karşılaşırız: Basılması gereken çok sayıda kitap vardır, farklı seslerin kendini duyurabileceği platformlara ihtiyaç duyulmaktadır ve özgün, tematik yayıncılık henüz istenilen seviyeye ulaşmamıştır. Ancak tüm bu konuşmaların sonu, kaçınılmaz bir şekilde aynı yere varır: