1860’lı yılların ortaları. Uçsuz bucaksız Rusya topraklarının batıya, Avrupa’ya çok yakın noktalarından St. Petersburg şehri. Sıcak mı sıcak bir Temmuz günü. 20’li yaşlarının henüz başında olan aydın, keskin zekalı ve düşünmeyi seven Rodion Romanoviç Raskolnikov odasından çıkar ve farkında olmadan bambaşka hisler
yaşayacağı bir dünyaya doğru yol alır. Bu hissin bir benzerini 28 yaşında, ani bir polis baskınıyla apar topar evinden çıkarılan Fyodor Mihayloviç Dostoyevski de yaşamıştır. Önce neye uğradığını anlayamamıştır. Sosyalist fikirler üzerine tahliller yaptıkları okuma grubunun diğer üyeleriyle birlikte devletin suç saydığı bu faaliyete dahil olmaktan idama mahkûm edilince iyice şaşırmıştır. Kurşuna dizilmek için sırada beklerken Çar’ın kendilerini affettiğini, cezalarını 9 yıllık kürek çekme ve sürgün hayatına çevirdiğini öğrenince büsbütün hayrete düşmüştür. Gazete Haberinden Çıkan Roman Yazarlıkta en verimli çağlarına doğru koşturmaktayken Dostoyevski bir anda kitapsız ve kalemsiz kalır. 9 yıl boyunca İncil’den b…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol