20. yüzyılın Nobel Ödülü alan ilk kadın fizikçisi Marie Curie diyor ki: “Müslüman Endülüs’ten bize 30 kitap kaldı, atomu parçalayabildik. Şayet yakılan bir milyon kitabın yarısı kalsaydı çoktan uzayda galaksiler arasında geziyor olacaktık. Orada bilim sıfırlanınca, biz yeniden sıfırdan onların yüzyıllar önce
keşfettiği şeyleri bulmaya çalıştık ve yüzyıllar kaybettik.” Tarih bunun gibi daha pek çok kütüphanenin yakılışı, yıkılışı ve yağmalanışıyla milletlerin hafızalarının kazınma hikayeleriyle dolu. James Raven editörlüğünde hazırlanan Kayıp Kütüphaneler kitabı “İlk Çağdan Bugüne Büyük Kitap Koleksiyonlarının Yok Oluşu” alt başlığıyla geçtiğimiz Nisan ayında Ketebe Yayınları tarafından Dilek Berilgen Cenkçiler tercümesiyle yayımlandı. Bu kitapla beraber kütüphanelerin önemi yeniden gündemimize girdi. Kütüphaneler toplumsal bilgi ve birikimin muhafaza edilmesini sağlayan, müşterek hafızayı canlı tutan en önemli merkezlerdir. Bu sebeple tarih boyunca süregelen her savaşta ilk hedef kütüphaneler olmuştur. Her iki düny…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol