Özel’in tok sözlü lirizminden, Edip Cansever’in parçalı bilinç akışına kadar geniş bir poetik dairenin merkezinde duran bir sestir onunki. Ama bütün bu etkileri bir taklit değil, terkip haline getirerek: Yani Vural Kaya, hem benzerlerinin aynası hem de kendi sesinin yankısıdır. Vural Kaya’nın dili, şiirdeki kolaycılığa, hız çağının hoyrat imgelerine karşı bir direniş dilidir. Onun şiirinde mecaz, yaraya değmeden işlemeye başlamaz. İmge, sese yaslanmadan hayatta kalamaz. Mizah, hüzünden doğar. Dize, dizeyle değil, geçmişle ve insanla anlam bulur. Renga ile başlayan şiir yolculuğu, zamanla daha derin bir tona ulaşır. Cezbede Bir Narsist, Arınma Festivali, Uçurumlar Bestecisi derken, Bütün Seslerden Sonra gelir. B…