ilgimize sunan bir kitaptan bahsedeceğiz. Domingo Yayınları’ndan çıkan Sarah Bakewell’in Varoluşçular Kahvesi. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sonrası Avrupa’nın manevi buhranının portresi. Kitap; birey-toplum geriliminin tam ortasında acının, öfkenin hakim olduğu sancılı bir dünyada yaşayan filozofların hayatlarını, bakış açılarını; insanlar, zihinler ve fikirler arasında kurulan tutkulu ilişki bağlamında konu ediniyor. İçinde bulunduğu şartlara teslim olmayan, isyan bayrağını göndere çekerek kahvelerini yudumlamakta olan düşünürleri. Kitapta son yüzyıla damgasını vuran düşünürlerin çarpıcı fikirleri felsefi kıvamından pek bir şey kaybetmeden resmedilmiş. Bu açıdan dikkate değer bir çalışma olduğunu söylemek…