Son yıllarda Uzak Doğu edebiyatı, Türkiye’deki okurlar arasında giderek daha fazla ilgi görüyor. Japon, Kore ve Çin edebiyatına ait eserler çeviri yoluyla geniş kitlelere ulaşırken, özellikle Haruki Murakami, Yu Hua, Yukio Mişima, Mo Yan ve Han Kang gibi yazarların eserleri popülerleşti. Elbette
arz-talep ilişkisi bünyesinde yayıncılar da yüzünü Uzak Doğu’daki eserlere çevirdi. Hem büyük yayınevleri hem de butik yayıncıların tezgahı bundan belki 50 sene öncesinde adını hiç duymadığımız Asyalı yazarların çeviri işleriyle dolu. Peki, Uzak Doğu edebiyatı gerçekten bize ne kadar uzak? Coğrafi olarak uzak gördüğümüz ve tarih boyunca kültürel etkileşimin Batı’ya göre kısıtlı kaldığı Uzak Doğu ile nasıl şimdilerde yakınlaştık? Sadece küreselleşme ve teknoloji ile gelen uzakların yakın olması bu soruları açıklayabilir mi? Kültürel farklılıklar ve benzerlikler ışığında bu edebiyatın Türkiye’deki yükselişini ve bizimle kurduğu ilişkiyi bu dosyanın konusu olarak ele aldık. Kavramsal Bir Sorgulama “Uzak Doğu edebi…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol