şehir hayatı ve siyaset alanlarının her biri kadınların dışarda bırakıldığı veya pratik olarak görünmez bir konuma itildiği yerler. Şehir hayatında yeterince yer bulamayan kadının aylaklık kimliğine bir de bu açıdan bakmak lazım. Tam da bu noktada, Leyla Erbil’in “Uğraşsız” öyküsünü bir kadın karakterin şehir ve modernite deneyimi açısından okumayı kıymetli buluyorum. Öykünün adının “Uğraşsız” olması, aylaklık ve uğraşsızlık kimliklerinin hangi anlamlara açıldığı konusunda aklımıza bir soru işareti bırakıyor ve iki kimlik tanımı arasındaki ayrışan ve kesişen yerleri anlayabilmek açısından bize ışık tutuyor. Belirlenmiş Olan Yerden Uzak Öyküde bahsedilen kadını “uğraşsız” olarak tanımlamaya çalıştığımız nokta, h…