Ahmet Demirhan’ın Dergah Yayınları’ndan çıkan Türkiyatın Seyri Şarkıyatçılığın Menzili kitabını görünce adındaki Türkiyat’tan dolayı hemen okumak istedim. Ancak kitabı elime alınca, bildiğimiz Türkiyat çalışmalarına hiç benzemediğini yazarın başka bir şey yapmaya çalıştığını gördüm. Ben Türkiyat denilince Türk kültürünü, dilini, tarihini, edebiyatını ve
etnografyasını araştıran ilim dalını, ülkemizde yaygın söylenişiyle Türkolojiyi anlıyorum. Yazar da onu anlıyor olmalı hiç şüphesiz. Ancak yazarın yapmaya çalıştığı Türkiyat çalışmalarının sosyolojik ve felsefi temelini ortaya koymak idi. Dolayısıyla kitap Türkolojinin değil, sosyolojinin bir konusunu ele alıyor. Bildiğimiz Türkiyat Halil İnalcık Hoca, Şarkıyatçılığın Arapça eserlerin hermenötik yöntemlerle incelenmesi ile başladığını söyler. 10. asırdan itibaren yazılmaya başlanan Türkçe eserlerin de ayrı bir filoloji araştırma alanına yol açarak oryantalizmin önemli bir kolu olarak Türkolojiye vücut verdiğini söyler. Ona göre ilk Türkiyatçımız, Türkiyat Enstitüsü kurucusu da olan ve Türk kültür tarihini Batı…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol