Şeyda Başer Eroğlu, Huzurun Tarifi Yok kitabında kastedilen o “bir gün”leri anlatır. Herkesin yakasını ele vereceği, baş başa kalacağı, yüz yüze geleceği, galiple mağlubun aynı kefeye konacağı o karşılaşmaları yani. Epona Yayınları’ndan Ocak 2022’de çıkan Huzurun Tarifi Yok, dergilerde öykülerini okuduğumuz Şeyda
Başer Eroğlu’nun merakla beklediğimiz ilk kitabı. Hayattaki gerçeğin kurgular olduğuna inanan yazar, kitabına Abdelkebir Khatibi’nin “Bedenimin sözcüklerden oluştuğunu gördüm düşümde.” sözüyle başlar. On sekiz öyküyü barındıran kitap iki bölümden oluşur: Zamanın Dışında ve Zamanın İçinde. Yazar, zaman kavramını öykülerinde yerli yerinde bir alt metin olarak işler. “Zaman tırpanı bütün ölü ve dirilerin üzerinden geçtikten sonra her şeyin büyük bütünün parçası olduğunu anladığımızda artık çok geçti.” "Kısmetin Gökten Zembillisi, Canımızı Okuyanlar, Apartman Kapısı" gibi öykülerde farklı anlatım teknikleri denenmiş ve başarıya ulaşılmıştır. Farklılık çoğu zaman zenginliktir çünkü. Genel olarak kitapta insanın maku…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol