Batı yayıncılık dünyası ticari ürün ömrü eğrisini 4 aşamalı bir baskı teknolojisi ve fiyatlandırma üzerine kurmuş durumda: Aynı içeriğin önce sert ciltlisi, sonra karton kapaklı versiyonu, sonra cep boyu, sonra da market ve büfelerde satılacak versiyonu üretilir, eğer kitap uzun satar listesine
girmezse iki sene sonunda elde kalan stokların – neredeyse – tamamı “re-mainder” başlığı altında kelepir fiyatlarla satılır, stoklar tüketilir. Bu döngü farklı müşteri –hadi tamam, farklı okur – kitleleri için okuma potansiyelini arttırır ve yazarın erişim oranı yükselir. Gördüğünüz üzere bu eğride sü-permarketler dördüncü sırada. Bizde ise iş pek bu şekilde işlemiyor. Özellikle yerel perakende zincirlerinin güçlenmesi ile kitaplar da “gıda dışı” kategorisinde bir kalem olmaya başladı. Aslında marketlere kitap dağıtmaya başlayan ilk dağıtımcılar çok şanslı değillerdi. Barkod açmaktan (yeni ürünler için veri tabanına giriş yapıp fiyat vermek) tutun da “satılınca ödeme”ye, ürünleri binbir naz niyazla sergileyen r…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol