Kütüphanelerin tarihi, yazının tarihi ile hemen hemen aynı. Yazının bulunmasıyla arşivcilik, kaynakların bir arada tutulması ve kataloglanması fikri de oluşmuş, bu çerçevede bazı devlet merkezlerinde ve tapınaklarda çeşitli kütüphaneler ortaya çıkmış. Ancak bu kütüphaneler günümüzdekiler gibi isteyen her araştırmacının istifade edebileceği yerler
değil, devleti yönetenlerle seçkin bir zümrenin yararlandığı yerler olmuştur. İlk dönemlerde seçkin insanların istifade ettiği kütüphaneler zaman içerisinde çeşitli değişimlere uğrayarak herkesin yararlanabildiği ortamlar haline geldi. Yüzyıllar boyunca araştırmacıların, ilim tahsil edenlerin uğrak yeri olan kütüphaneler bir yandan kitapların ödünç alındığı veya okunduğu mekanlarken bir yandan sosyalleşme işlevi gördü. Başta tapınaklarda veya saraylarda bulunan kütüphaneler zamanla müstakil binalara taşınarak talep eden herkesin yararlanması sağlandı. Bugün ise kütüphanelerimizin büyük oranda ders çalışma ve test çözme ortamlarına dönüştüğünü görüyoruz. Peki bu nasıl oldu? Kütüphanelerin değişen formu okuma pra…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol