bu hakimiyeti nasıl kurduklarını konuşmadık. Böyle cani ve delice bir kolektif bilinci nasıl oluşturdular? Yapanlar yüzyıl sonra neye sebep olacağının farkında mıydı? Babadan oğula, nesilden nesile geçen bu delilik gelecekte kaç masumun canına mal olacaktı? Ne kadar güç sorular bunlar değil mi? Aslında değil. Bu kitabı okuduktan sonra canavarın bile canavarca yaşamak için çabaladığını, emek verdiğini, bazen düşüp bazen kalktığını gördüm. Kazanılmış bir canilik bu. Edebiyat gibi zarif bir sanat da bu caniliğin baş tetikçisi. Birkaç Misal Mesela Benjamin Disrael. İngiltere’de yaşayan bir Yahudi. O dönemde bir Yahudi’nin toplumsal konumu oldukça düşük. Fakat Disrael akıntıya karşı kürek çekiyor, kendini ispatlıyor…