İnsan, doğası gereği etrafındaki her şeyi tanımlayan dolayısıyla sınırlandıran bir canlı fakat aynı zamanda aşkın olan yaratıcısının ona yüklediği kabiliyetlerle bu sınırı aşma cüretini gösterebiliyor ve tahmin edilemez güzellikleri, tutkuları ruhunda taşıyabiliyor. Rönesans sanatçılarından Leonardo da Vinci, bitmek tükenmek bilmeyen bir merak
ve bilme tutkusunun ürünü olan eserleriyle yaşadığı dönemden asırlar sonra bile insanlığın muhayyilesinde iz bırakmaya devam ediyor. Ressamlara dair okumalar yapmak onların yaşamları ve sanat anlayışları hakkında bilgi verse de bu hususta öncelikle onların resimlerini görmek gerektiğini düşünüyorum. Resimlerini inceledikten sonra varsa kendi yazdıkları metinlere bakmalı. May kitap etiketiyle çıkan Sanat ve Yaşam Üzerine Düşünceler kitabı tam da bu ihtiyacı karşılıyor. Da Vinci’nin günlükleri, el yazmaları ve notları bir araya getirilerek üç bölümden oluşturulan eserin isminde belirtilmiyor olsa da son bölümde onun bilim üzerine düşünceleri de yer alıyor. Yazdıklarında zaman zaman hislerine yer verse de daha çok…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol