Yazarın Hürmetten Hayrete yolculuğu benim için Devati Camii’nden İnönü Stadyumu’na, berber dükkanındaki bir tartışmadan film setlerine, Üsküdar sokaklarından Çorum yollarına kadar uzanan bir yolculuk oldu. Kitabı kapattığımda çokça yere gitmiş, bir sürü insanla tanışmış, bazen gülmüş bazen düşünmüş, mütemadiyen idrakimi açık tutarak
hakkı verilen bir yorgunluk sahibi olmuştum. Yer ve gök arasındaki bunalmışlıktan kurtarabilecek sözlerle dost oluyoruz kitap boyunca. Şahit olduğu mevzuları anın sadeliği ve mananın derinliğiyle anlatıyor yazar. Her bölümün sonunda yer alan fotoğraflarla tamamlanan metinler, en gündelik olaydan en olağanüstü ana kadar duruluğunu hiç kaybetmiyor. Bir konuşmasında yazar, hürmetin dünyada bariz ve tamamlanması gereken bir eksiklik olduğunu söylüyor. Kitabı okuyunca anlıyorum ki kalbinde büyütmek istediği hürmet çiçeğinin tohumlarını bizimle paylaşarak bu kavramın yalnızca büyüklere gösterilen asgari saygı manasına gelmediğini; bir eşyaya, bir canlıya ve defaatle her şeye özenle sunulması gerektiğini dile getiriyo…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol