olmadı hiç. Açıkçası daktiloya ihtiyaç ya da karşı konulmaz bir iştiyak duyduğumu da hatırlamıyorum. Ben dolmakalemciyim çünkü. Dolmakalemlere meftunum kendimi bildim bileli. Elimin doğal uzantısı olan dolmakalemlere… “Bana pek sert vurmuşlar bir yerlerim ağrıyor/Ya gün boyu bastıran bu uyku/Sevincin sesi çıkmıyor” dese de Necatigil vuruşunun aşığıyım diyen erbane gibi konuşuyor birazdan “sarı daktilo”: “Kalbimin vuruşundan anlıyorum…” O Sarı’yı düşünüyorum, daktiloyu. Safran sarısı mı? Safra sarısı olabilir mi melankoliyi besleyen? Zer mürekkep? Ya sarısabır çiçeğiyse? Sapsarı diyebilir miyiz? Cenab’ın “Sarışınlık getirir gözlerin akşamlarıma” dizesindeki “gözlerin”i “daktilo” ile değiştiriyorum: “Sarışınlık g…