kadim geleneğin izlerini süren bu ekolün içinde T. Burckhardt, sanat konusundaki müstakil çalışmalarıyla öne çıkmaktadır. Biçimsel yapının farklılığı mecbur kılması gibi (Burckhardt bunu, “biçim, tabiatı gereği bir şeyi dışarıda bırakmadan başka bir şeyi ifade edemez, zira ifade ettiği şeyi sınırlandırır..” diye ifade eder) özsel dinamiğin de metafizik benzerliği mecbur kılmasını (Burckhardt’ın evrensel arketip dediği şey; öz/cevher, form’a biçim veren norm, tasavvuf ıstılahında/düşüncesinde varlık mertebelerinin zirvesi olan “la-taayyün” mertebesinin taayyün zincirinde vücut bulmasının karşılığı olan ayan-ı sabite’ye denk düşer) sanatsal açıdan irdeleyen, sanatsal geleneği kutsal bir damara bağlamaya çalışan,…