6 Şubat, sadece Türkiye’de değil dünyada da yaşanmış en büyük felaketlerden biri olarak kayıtlara geçti. Yerle bir olan şehirlerimiz, kaybolup giden hayatlar, yarım kalan yaşanmışlıklar ve içimizde biriken acılar bizi kuşattı ve kuşatmaya devam ediyor. Yaşanan tüm bu acıları unutmamak ve unutturmamak
için tarihe not olarak kalacak cümleler kurmamız gerekiyor. İnsanın genel ruh hali unutmaya meyillidir. “Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür” sözü özellikle her şeyin çok hızlı yaşandığı çağımızda daha da geçerliliğini koruyor. Yaşananların sıcaklığı gittikçe her şey eski bir anıdan ibaret oluyor. O da hatırlandıkça. İnsan yaşarken her tür acıyla, hüzünle sınanabiliyor. Yaşanılanların unutulmaması için notlar düşmek de şairlere ve yazarlara kalıyor. Hem de hiç hesapta yokken. Kimin aklına gelirdi ki şairler salgın konusunda şiirler yazacak, bu konuda antolojiler hazırlanacak. Salgının hayatımıza girmesiyle birlikte önce geçmiş dönemde yazılmış salgın konulu romanlar edebiyat dünyasının gündemine geldi. Daha sonr…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol