dönüşümleri ona ayna tutar. Bu aynaya bakmak bazen teselli verir, bazen de zor sorular sordurur. İşte bu sürecin içinde farkındalık, duygusal boşalma ve içgörü oluşur. Bibliyoterapi de tam olarak bu iyileştirici süreci bilinçli bir şekilde kullanır. Türkiye’de bibliyoterapinin genel durumu henüz gelişme aşamasında. Akademik literatürde adı geçse de klinik uygulamalarda yaygın değil. Çoğu zaman terapi sürecine ufak eklemeler şeklinde yer buluyor; yani danışana bir roman, hikaye ya da şiir öneriliyor ama bu sistemli bir program haline gelmiyor. Bir yandan da halk arasında kitapların “ruha iyi geldiğine” dair güçlü bir inanç var. Bizim kültürümüzde sözün, hikayenin, şiirin duygulara temas etme gücü yüksek. Potansi…