duymayacaktım. Yalnız onu değil, ırkçılık kavramı üzerinde toplanmış pek çok şeyi erkenden tanımış olacaktım. Hem de hiç zorluk çekmeden; Çaylak’la birlikte hata yaparak, şaşırarak, kavrayarak ve Filozof’un bergamotlu çayını tazeleyerek… Neyse ki Özkan Öze, çocuk kitaplarının yalnız çocuklar için olmadığını, yetişkinlerin de okuması gerektiğini savunuyor. Bu sayede uslu bir çocuk gibi kitabı sipariş etme, okuma, o sıcacık dünyayı duyumsama, devamlı gülümseme, bazen kahkaha atma gibi imkanlardan faydalanabildim. İşin aslı, Amerika’da baş gösteren birtakım felaketlerden sonra, ırkçılık konusunda adamakıllı bir okuma yapmaya niyetlenmiştim. Kafamda dönüp duran soruları Çaylak’ın ağzından sorma, Filozof sayesinde c…