kitap yalnızca bir ürün değil; bir seçim, bir yönlendirme, bazen de bir aidiyet duygusu. Bu sistem, yoğun hayatın içinde vakit bulamayan ya da ne okuyacağını kestiremeyen okurlar için bir kolaylık sağlıyor. Raflar arasında vakit geçirmek yerine, düzenli aralıklarla eve gelen kitaplarla buluşmak cazip geliyor. Fakat şu soru da akla düşüyor: Bu sistem gerçekten okuma alışkanlığını güçlendiriyor mu, yoksa seçme özgürlüğünü bir başkasına bırakarak okuru edilgen hale mi getiriyor? -Türkiye’de kitap abonelikleri, Avrupa’daki örneklerine kıyasla daha kırılgan bir zeminde ilerliyor. Çoğu girişim, ticari kaygıların baskısıyla bir süre sonra duraksıyor. Fikir ilgi çekici olsa da kalıcılık sağlamak kolay değil. Çünkü bizd…