Her toplumun tarihinde iz bırakan belli dönemler, o dönemlerle anılan insanlar ve hikayeler vardır. Bu hikayeler aslında biraz da eksik kalan yanların, iz bırakan yaraların dışa vurumudur. Yunus Emre Özsaray’ın Noksanlar kitabındaki öyküler geçmiş hafızamıza, bugünümüze ve hatta yarınımıza parça parça ışık
tutuyor. Yazarın, İz Yayıncılık’tan çıkan kitabı on altı öyküden oluşuyor. Kitap doksanlı yıllardan yirmi dördüncü yüzyıla uzanan bir zaman tünelinin içinde geçiyor gibi. Bu yolculuk boyunca derdi olan hikayelere tanıklık ediyoruz fakat yazar bir çığırtkan gibi yapmıyor bunu. Her öykünün sağlam bir alt metni ve örtük bir mesajı var. Bizim mahalleden çıkan bir adamla asırlar boyunca bir yol yürüyor gibiyiz. Doksanlı yıllardan geçip teknolojinin hayatımızın ta kendisi oluşuna, salgın günlerine ve hatta bir uzay üst devletine düşüyor yolumuz. Bir Dönemin Temsili İlk bakışta soluğumuzu kesmeyen öyküler giderek yaralarımıza dokunuyor. Şahsi olmayan ama hepimizin içinde bir mesele haline gelmiş yaralar. Okuma esnasın…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol