En büyük hayal ise zamanı durdurup ölümsüz olmak değil mi? Her Şey Anlık Zamanı parçalara ayırdığımız takvim yapraklarında bir yıl eskiden 365 gün, 1 gün 24 saat, 1 saat 60 dakika ve 1 dakika 60 saniyeydi. Şimdi yıllar günlere, günler saatlere, saatler dakikalara ve o da saniyelere tekabül eder hâle geldi. Hiçbir şeye vakti yetmeyen ama her şeyi başarmaya çalışan bir nesil olma yolunda ışık hızında ilerliyoruz. Yaşanmışlıklar bile sadece bir anlık yaşanır oldu, tabii buna yaşamak denirse. Eskiden kırkı çıkmak diye bir deyim vardı hayatımızda mesela. Şimdi 40 gün değil 4 gün geçmeden her şey unutuluyor. Bireysel çevremizde yaşadıklarımızı unuttuğumuz kadar toplumsal olarak yaşadıklarımızı da unutuyoruz. “Unuturs…