orta yaşa varmış birçok yazarın uzun yola çıkacak o dermanı biriktirdiği, cesaret ve görüş genişliğini edindiği bir okul oldu. Bu mecra, onlarca şair ve hikayecimizin bir tekke terbiyesi kazanmasına önayak oldu. Mustafa ağabeyin günümüzde yazıp çizen pek çok insanın üzerinde hakkı vardır. Onun ilk öykü kitaplarını içercesine okuduğumuz gibi, o bir ağabey sabrı ve rikkatiyle her birimizi yazmaya teşvik etti. Ustalığın düsturu, “ustanı geçmek, sonra da seni geçecek bir öğrenci yetiştirmektir” denir. İstanbul Risaleleri’nde nakledildiğine göre merhum Süheyl Ünver, asistanlığını yaptığı hocası Akil Muhtar Bey’e bir gün “Ah sizin yarınız kadar olabilsek.” der. Hocası bu sözüne çok celallenir, “Süheyl! Sen benim yarı…