Türkiye’de kitaplar mevzu bahis olduğu vakit ekseriyetle şiir, roman veya tiyatro gibi edebiyat eserleri ya da modernleşme merkezli felsefe, sosyoloji, psikoloji ve tarih kitapları gündeme gelir. Bu eserlerden kimileri salt ideoloji eksenli olup toplumsal dinamizmin kaynağı olarak sürekli gündemde kalmayı başarırken kimileri
de sanatsal niteliğiyle klasik olmaya aday olduğu için her zaman kitap konulu mülahazalarda kendilerine bir yer bulabilmektedir. Halbuki tıp, mühendislik, mimarlık veya en önemlisi hukuk gibi geniş bir yelpazeye yayabileceğimiz meslek kitaplarına ise yalnızca o mesleği icra edenlerin kütüphanelerinde rastlayabiliriz. Bu noktadan hareketle, doğduğumuz andan ölüm anımıza kadar tüm iş ve eylemlerimizin ayrıntılı kurallara bağlandığı modern zamanlarda hukuk bilgisinin hukukçuluğa hapsedilmesi pek çok sorunun ana kaynaklarından birisidir. Bilgiyi Hapsetmek Toplumun tabakalardan teşekkül ettiği ve hukukun hayatın yalnızca belli sahalarını düzenlediği geleneksel dönemlerde anlaşılabilirse de bugün artık hukuk bilgisin…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol