yazılarını, “entelektüel bir arayışın ve estetik bir kaygının sonucunda” bir araya getiriyor. Burada parantez içindeki “d” harfi boşuna değil: Yazar, “okuma” eylemini “dokuma” eylemiyle birleştirerek, metin ile okur arasındaki ilişkiyi tek yönlü bir anlam çözme değil, karşılıklı bir örme süreci olarak kavramsallaştırıyor. Bu açıdan Roland Barthes’ın “yazınsal metin” anlayışına ve Jacques Derrida’nın yapıbozumcu okuma mantığına yakın duruyor. Bir Varlık Olarak Metin Ceylan, kitabın ön sözünde okuma eyleminin kendi yazın serüvenindeki yerini şu sözlerle anlatıyor: “Bir yöntem olarak değil belki ama bir paradigma söz konusu olacaksa bu kitaptaki yazıların bazıları sanatçıya, bazıları okura, kimileri esere, bazı ya…