çocuk sırada. Ah bir de kendi arkadaşlarına tolerans geçmiyor mu? Herkesin dilinde bir Zeze, biz Fransız kalmışız. Bu böyle olmayacak dedik, yakın bir arkadaşımla yaşadığımız şehrin çocuk kütüphanesine gittik. Ortalama bir devlet okulu sınıfından çok da büyük olmayan bir oda, odanın içinde yüzlerce kitap, üstelik raflar boyumuza uygun. Çok heyecanlanmış olmalıyız ki nereye bakacağımızı, nereden başlayacağımızı bilemedik. Kütüphanecinin Gözündeki Işıltı Derken, kırklı yaşlarında, kocaman kavuniçi gözlükleri olan, sevimli bir hanımefendi, elindeki kitabı bize uzatarak eğildi: “Şiir sever misiniz?” Bilmem sever miydik? Uzattığı, bir şiir antolojisiydi ve kapağı dün gibi aklımda. Okuldakiler sıraya giredursun Zeze’…