yer almış bir alimdi. Kendisine asıl şöhreti kazandıracak olan ise kaleme aldığı Kitabü’l-İber’in meşhur “Mukaddime” bölümüydü. Ancak bu şöhret yaklaşık 300 yıl sonra Osmanlı Devleti’nde ortaya çıkmıştı. İbn Haldun eserinde devletleri insan hayatına benzetir; onların da doğup, büyüyüp, yaşlandığını ve öldüğünü ifade eder. Özellikle Katip Çelebi ve Naima Osmanlı Devleti’nin mali krizde olduğu dönemde İbn Haldun’un bu düşüncesine sık sık atıfta bulunarak devletin ömrünü nasıl uzatabileceklerine kafa yorarlar. Bu İbn Halduncu düşünce 17. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar Osmanlı siyasi hayatında etkisini sürdürür. Mukaddime’ye pek çok şerh yapılır, tercüme girişimlerinde bulunulur. İbn Haldun, 19. yüzyılda oryantalistle…