bunun farkında olsun olmasın, bir iletişim isteği ve ihtiyacını barındırır. Sıradan iletişim biçimleri bize yetersiz geldiği için, sözcükler bize yetersiz geldiği için okuyor ve yazıyoruz. Edebiyat, sözcüklerle ifade etmek değil, sözcüklerin ifadesini aşmaktır ve nitekim yatay olarak ifade edilenden fazlası ifade edildiğinde başlar. İthaftaki metin ve okur ilişkisine Kırgınlık romanı içinde de değiniyorum. “Dünyada kimse kalmasa da yazardım.” diyor yazarlardan biri. Diğeri “Evet, ben de.” diyor; “Ama dünyada hiç kimse kalmamışken yazmak, birinin ortaya çıkması isteğinin bizzat kendisi değil midir zaten?” Kar ve İnci ’de geçen “Sanırım ölmekten daha acısı var. Öldüm ve bunu kimse bilmedi.” ifadesi geldi aklıma.…