tahakküm ve eziyet altındayken zamansızlık kapısı aralanır, sırlanması istenen bir zamana geçilir ve “Yedi Uyurlar” anlatısı başlar. Ruhun bedensiz, bedenin ruhsuz kaldığı bir uyku. Uyudukları kadar uyandıklarına da hiç şüphe yoktur çünkü olağanüstü olaylara olağanmış gibi bakmanın mümkün olduğu zamanlardır. Zaman yekpare bir zaman, önce ve sonranın olmadığı, olanın olmuş olduğu bir zaman. Nazan Bekiroğlu’na göre bu bir hidayet öyküsü değil insanlık hallerine dair evrensel bir yorum. Aradan Geçen Sadece 309 Yıldı İbn Battuta’nın “Yolculuk; insanı önce sessiz bırakır, sonra bir hikaye anlatıcısına dönüştürür.” sözü Gezgin Al-Mina için söylenmiş sanki. Yazıcı Köle Simonides’in yazmalarının kopyası yüzyıllar sonra…