ortaya çıkar. Kainatın özü olan insan, yine kainata dair düşlerinde ve fikirlerinde bir yardımcıya ihtiyaç duyacaktır. Bu elbette bir insan yahut insan elinden çıkmış başka şeyler olabilir. Bir tuvalden, ebru teknesinden, nefis bir hüsn-i hatla bezenmiş levhadan, aktığı günlere hasret kalan eski asırlara ait bir çeşmeden, bir mezar taşının sır gibi sakladığı sembollerinden olduğu gibi, bir enstrümandan da faydalanabilir insan, kainatın sırlarını çözebilmek için. Geçmişten günümüze kadar hukemadan ulemaya, zahitlerden sufilere pek çok topluluk, bilhassa zikrin ve musikinin inanç dairesinde ne kadar kıymetli, ne kadar hassas olduğunu anlatabilmek için Kuran-ı Kerim’e, hususen de İsra suresinin 44. ayetine başvurm…