hem dinimden bihaber zannedilmeme sinirlenmez, hem de “nitelikli kitaplar” okuyacağım diye beynimi gereksiz yere zorlamazdım. Okumamın tarihine göz attığımda, bir nokta bariz biçimde öne çıkıyor: Kimi ve neyi okuduğum kadar, onu ne zaman okuduğum da etki etmiş hayatıma. Sırf yanlış zamanda okuduğum için iyi kitapları kötü, kötü kitapları iyi, faydasız kitapları gerekli, faydalı kitapları gereksiz zannettiğim oldu. Etrafımda bana rehberlik edecek kimseler de olmayınca bazen aklıma, bazen de sezgilerime güvenerek kitap seçtim hep. Hakiki Kitaplar mı Dediniz? Bir gün şöyle demiştim kendi kendime: Yahu ben bu romanları, öyküleri okuyorum iyi güzel de hakiki kitaplar bunlar değil sanırım; bilim, tarih, felsefe okuma…