öyleyse varım.” Descartes’ın önermesi düşünmenin insanın özünü tanımlayan en temel faaliyet olduğunu söylüyor. Düşününce ontolojik varlığın, düşünmeden önce geldiğini düşünebiliriz. Fakat İbrahim Kalın’a göre var olmak, insanın öz-bilincinin farkında olmasıyla yani idrak ile birlikte geliyor. Yani, insanın özü düşünmektir. Modern zamanda, hız ve haz çağında durup düşünmeye vaktimiz yok. Fakat Varlık her an bizimle konuşuyor. Yavaşlayıp tefekkür etmeye, kendimizi anlamaya, Rabbimizi tanımak için düşünmeye ihtiyacımız var. Neden ve nasıl var olduğumuza dair esaslı bir kavrayışa ihtiyacımız var. Maalesef haz, kar ve üretimin öncelendiği dönemimizde, tefekkür gerçeklikten kopuk bir zihin jimnastiği olarak görülüyor…