de oldu. İnsanlar bazen uçlarda olmayı yeğledi kitap karşısında, bazen de ortada durmayı. Çoğunluk ortada duranlardır herhalde, kim bunlar? Kitabın varlığının hayatlarına pek anlam katmadığı ve yokluğunun da pek rahatsız etmediği kişiler. Peki, şöyle iki sınıf insandan bahsetsek tanıyan var mı acaba? “Kitabı hapsedenler ve kitaba işkence edenler?” Üzerlerinde pek durmadığımız, açıp şöyle yüzlerine bakmadığımız nice hazinelerimiz var. Tezkireler de bunların başında geliyor. Divan edebiyatında genellikle biyografi kaynağı olarak gösterilen bu eserlerin biyografi hakkında verdiği bilgi onun sadece bir yönüdür, belki de kandırıcı yönü. Tezkireleri hafife alanlar, onun bu biyografi yönünün eksikliğini, basmakalıplığ…