koyduğu Dokuzuncu Hariciye Koğuşu gibi pek çok yazarın eserlerini acıdan ve ızdıraptan beslendiğini görüyoruz. Hadisenin kişideki yankısı ne kadar büyük olursa, kağıttaki kuvveti de o nispette büyük oluyor. Nitekim Şair Nigar Hanım’da da hastalığın ve yıpratıcı bir aşkın şiirlerindeki tesirini rahatlıkla okuyabiliyoruz. Döneminin Örnek Kadın Simalarından Biri On dört yaş bir genç kızın en aydın yaşıdır sanıyorum. Tecrübenin acı hatıraları gelip yerleşmemiştir henüz yüze. Kalbini sevgiliye adayabilecek kadar körpe bir cesarete sahiptir. Ümitsiz bir aşka kapılıp yüreğini paramparça kırıklarla doldurmaya en müsait çağlardır. Tam bu yaşta makam, mevki, soy ve güzellik bakımından oldukça üstün bir zat olan İhsan Bey…