Emperyalizm, sadece belirli ülke veya bölgelerin doğal kaynaklarına el konması, ekonomilerinin Merkez’e bağlanması değildir. Ülke siyasetlerinin ve bugüne ait her şeylerinin denetim altında tutulması da değildir. Bu gaspın sürekli olabilmesi için, ülke “tarihinin” Merkez’e bağlanması, Merkez’in bakışıyla yeniden yazılması gerekir: Asıl emperyalizm budur.”1 Modern tarih, felsefe ve usulünün ana sütunlarından biri saydığım Michelle de Certau, nihayet Türkçeye (hem de Oğuz Adanır’ın çevirisiyle) kazandırılan kilit eserinde, Avrupa’nın Amerika’yı sömürgeleştirme tarzının sonraki dönemler için nasıl bir “dişiye hükmeden erkek” modeli oluşturduğunu şairane bir dille tasvir ediyor: “Kaşif Amerigo Vespucci deniz tarafı…