kendimize göre yaşayışımız, düşünüşümüz, giyinişimiz ve kendimize göre dinden, ırktan ve ananeden hayat alan bir zevkimiz olduğu gibi, bu hayat üslubuna göre de ‘saat’lerimiz ve ‘gün’lerimiz vardı. Müslüman gününün başlangıcını şafağın parıltıları ve nihayetini akşamın ziyaları tayin eder.” Haşim’in yazısının başlığı, Anadolu’da yüzlerce yıl boyunca inşa ettiğimiz kültürün bir özeti gibidir: Müslüman Saati. Müslüman Saati değişince, akşam on ikide sokakları kaplayan lâcivert sisin, yanan ışıkların, kurulan sinilerin ve ilk yıldıza hitap etmek için minareye çıkan müezzin seslerinin yerini öğlenin meşgaleler arasındaki terli on ikisi almış, artık bambaşka bir zamana geçilmiştir… Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri A…