“Adını henüz koyamadığım şeylerin peşindeydim.” Ne arar insan dünyada? Neyi bekler, neyi umar ve hayattan neyi alırsa yaşadım sayar kendini? Adını koyabildik mi peşinde olduğumuz şeylerin? Soru soran, sarsan, fiziksel anlamda da dokunan öyküler yazıyor Kamil Erdem. Kendine sorduğu sorularla birlikte, zanlar
mıdır diye bir şeyler geçirdim içimden. Çünkü ben çoğu kez bakmıştım gündoğumuna.” Uzun gecelerin sabahında hala yaşamaya sabrımız ve isteğimiz varken kaçımız bakıyor günün o turuncu yansısına? Kaçımız yaşamı gerçekten ıskalamadan yaşıyor ve kaçımız hayatın soluk almasına izin veriyor damarlarında? İyi öykünün hayata dair sorgulatma halleri vardır. Hayatın soluğunu duyduğumuz yerlerden biridir onlar. Bahar henüz şehre girmişken parklarda ağaçların değişen kokusunu duymak gibidir iyi öyküyü okumak. Kamil Erdem öyküsünde yaşamın her nefesine yer var. Güçlü dili ve kurduğu büyük cümleler ile bir ustayı okuduğumuzu hissettiriyor her cümlesinde. Hoyrat Acılar Sorgu hali yazarı okudukça sürüyor. “Bir şey bekliyoruz.…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol