hissettiriyor; “Ne çok isterdim onunla yumuşatıcı kokulu bir yatağa uzanmayı.” Cümlenin ritminden, yapısından dahi o inceliği ve eksikliği fark edebiliyoruz. Mürüvvet Özpehlivan bize yumuşatıcı kokulu yataklardan, içimizi kemiren vicdansız şüphelerden, hayretle mutlu oluşlardan söz ediyor. İçimizdeki ağırlıkları atıncaya kadar beklediğimiz soluklardan bahsediyor. Yaşamak Bütün Kavgamız Özpehlivan’ın tek bahsi şefkatli bir arayış değil elbette. “Yaşamak bütün kavgamız.” diyerek bu kez bahsi daha da derinden açıyor ve bize yaşamanın ne olduğuna dair sorular soruyor. Beraber ağlamayı isteyecek kadar yalnız olan ruhlardan söz açıyor kimi zaman. Yaşamaktan sonra daha da derin bir başka meseleye geliyor sıra. “Sevmek…