ettiği, sorunsallaştırdığı ve hakikatin ne’liğini tartıştığı önemli bir metindir. Foucault'nun aktardığına göre “parrhesia” her ne kadar ilk aşamada “her şeyi söyleme” olarak algılansa da hakikatin ne zaman, nerede ve nasıl söylendiği konusu, “parrhesia” kavramına felsefi bir bakış açısı kazandırarak “hakikati zor zamanda cesaretle söyleyebilme” gibi özneyle hakikati birbirine bağlayan bir köprü görevine dönüştürmüştür.1 Öyle ya, duyulması -açığa çıkması- gereken hakikat, yerinde ve zamanında söylenmedikçe -açığa çıkmadıkça- ne işe yarar? Söyleyenin kendini hiçe sayarak; kendine gelecek tehlikeleri göze aldığı ve ölümle yüzleşerek hakikatin ortaya çıkışının zaruri bir hale bürünmesine zemin hazırlaması, söyleye…