rüya gibi. Ahmed Yüksel Özemre’den ilhamla ona “Üsküdar’ın Dördüncü Sırlısı” diyebiliriz pekala. Uğur Derman, Üsküdar’da Bir Attar Dükkânı kitabının Takrîz bölümüne şöyle başlıyor: “Üsküdar ki beş yüz küsur yıl evvel Feth-i Mübin’i seyredebilmiş yegâne belde olmakla müftehirdir ve o zamandan beri Âsitane karşısında hüsn ü ânıyla yerleşmiş bir ‘hayal şehir’dir.” Bugün o hayal şehirden ne kadar uzaktayız bilmiyorum. Ancak hayal de şehir de artık hatıralarımızı süslüyor. Hatıradan önce gerçekle baş başa kalınan zamanlarda Üsküdar bir derviş yurdu, Kelam-ı Kibar’ın nefesi, aşıklar beldesiydi. Şimdi eski bir filmden eksiltilip önümüze katılmış gibi. Bir şehir, bir belde ancak onlara nefes veren aziz insanlarla var o…