Fuzuli’den bir şiir, okul kütüphanesinden alınıp okunmuş birkaç yazar ve ders kitaplarına konulmuş bazı metinler hiç aklımdan çıkmamış. Geçmişe her yolculuk yaptığımda, “Kamu bimarına canan dava-yı dert eder ihsan / Niçün kılmaz bana derman beni bimar sanmaz mı?” dizelerine ya da Refik Halid Karay’ın “Eskici” hikâyesine görünmeden edemiyorum. Eskici’yi ortaokuldaki Türkçe kitabına mı yoksa lisedeki edebiyat kitabına mı koymuşlardı, bu da çıkmış aklımdan. Hikâyeden geriye gırtlağı düğümlenmiş, ağlamamak için kendini zor tutan bir ergen kalmış. Eskici beni haddinden fazla etkilemişti. Onu zaman içinde birkaç kez daha okudum ve her seferinde ilkine benzer bir tesir bıraktı üstümde. Benim için Refik Halid Karay baş…