okumam lazımdı ama babam nereden bellediyse bir laf bellemiş. “Ben devlet okulunda okuyarak hayatı öğreniyormuşum.” Kırk beş kişilik sınıflarda, ter, toz karşımı bir kokuda hayat nasıl öğrenilecekse işte...? Neyse mevzumuz babamın eğitim anlayışı değil. Meselemiz dönem ödevi. Ben anne baba zoruyla okuduğum için ödevle falan işim olmazdı. Benim işlerimi kardeşim gibi sevdiğim “Cücük” yapardı. Esas adı Ali olan arkadaşım benim her işime bakardı. Ben de ondan hiçbir şeyi esirgemezdim. Yazın bana eşlik edebilsin diye eski bisikletimi ona verip, kendim yenisini aldıydım. Öyle çok severdim keratayı. Cücük’ün Görevi Benim dönem ödevine de Cücük bakıyordu. Hangi hoca ne ödev vermiş bilirdi. Bizim sınıfımızda dönem ödev…