Halkbilimi yani folklor (ve hatta Ziya Gökalp’in ifadesiyle halkiyat) coğrafi bir bütünlükte yaşayan halkın ürettiği kültürel değerleri, töreleri, mutfak ürünlerini, sözlü edebiyat geleneğini inceler. Bu ürünler arasındaki farklılıkları, benzerlikleri, süreklilikleri ve etkileşimleri tespit eder. Türkiye’de halk bilimi, 1. Dünya Savaşı yıllarında popülerliğini
iyice artıran Türkçü cereyanla bağlantılı olarak ama kişisel ve küçük gayretlerle gündeme gelmiştir. Bilimsel bir disiplin ve akademik bir çalışma alanı olarak yaygınlaşması Cumhuriyet döneminde gerçekleşmiştir. Folklor denince ilk aklımıza gelen isim ise elbette Pertev Naili Boratav’dır. Bu bilimi Türkiye’de kurumsallaştıran hocaların başında gelen Boratav’la birlikte Fuat Köprülü’yü, İlhan Başgöz’ü, Metin And’ı, Saim Sakaoğlu’nu, halk müziği bağlamında Muzaffer Sarısözen’i, Nida Tüfekçi’yi de sayabiliriz. Bütün bu önemli hocaların yanında merhum Tahir Alangu için de özel bir parantez açmak gerekiyor. Edebiyat okurlarının aynı zamanda Türkçede yazılmış en güzel biyografilerden biri olan Ömer Seyfettin biyograf…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol