Hüsn ü Aşk Divan Edebiyatının gösterişli hamlelerinden sonra “artık söylenecek bir söz kalmadı” denilen bir zamanda Şeyh Galib tarafından yazıldı. Galib, Nabi’nin Hayrabad’ının yüceltildiği bir mecliste duyduklarını imtihanı olarak görmüş ve çalıntı olduğunu iddia ettiği bu eserden daha iyisini yazmayı vadetmiştir. Eserini
tamamladıktan sonra kendisinin de Hüsn ü Aşk’ı manevi rehberi Mevlana’dan çaldığını söylemiştir. Ama mana alemindeki doğrusallık dışında Mevlana’nın eserleriyle bir benzerliği bulunmayan Hüsn ü Aşk Türk Tasavvuf edebiyatının kült eserlerinden olmuştur. Fantastiğin Ana Yurdu: Hakikat Hüsn ü Aşk’ta katmanlı fantastik bir anlatı vardır. Yüzey kurguda Aşk adlı karakterin Hüsn adlı sevgilisine kavuşma yolunda çektiği cefa anlatılır. Hakikatteyse kişinin ilahi aşka ulaşırken kat edeceği yola -seyri sülük- işaret edilmiştir. İslam inancı ve onun yorumlanma biçimleri günümüz şartlarında “fantastik” olarak tanımlanan birçok argümana sahiptir. Tasavvuf edebiyatı da zihinde canlandırılabilen, hayal edebilen anlatılar üret…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol